2016/Cilt 8, Özel Sayı

SA‘ÎD PAŞA'NIN "TAHMÎD"İ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Turgut KOÇOĞLU 
Özet

1832'de Diyarbakır'da doğan ve iyi bir tahsil gören Sa‘îd Paşa, birçok resmî vazifede bulunduktan sonra 1891'de Mardin'de vefât etmiştir. Klâsik usûlde divanı olan Sa‘îd Paşa, başta tarih olmak üzere belâgat, mantık, ahlak gibi konularda eserler yazmıştır. Onun divanında yer alan "Tahmîd" başlıklı şiiri, muhtevâ yönüyle Klâsik şiirimizdeki tevhîd türü içerisinde değerlendirilebilir. Tevhîdler geniş bir dînî muhtevâ yapısına sahip olmakla beraber, temelde; Allah'ın varlığını, birliğini, yüceliğini ve isim ve sıfatlarını konu edinen bir türdür. Sa‘îd Paşa’nın "Tahmîd"i şekil bakımından geleneksel tevhîdlerle aynıdır fakat muhtevâ cihetiyle geleneksel tevhîdlerden biraz farklıdır. 42 beyitlik bu eser, özellikle kelime kadrosu anlam alanları ile yorumlandığında, Sa‘îd Paşa'nın, bu şiirde bir kelâm âlimi gibi akıl ve mantık yoluyla Allah'ın varlığını, birliğini ve yüceliğini ispat etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Sa‘îd Paşa, yaşadığı 19. asırda etkisini iyice gösteren pozitivist-materyalist düşünce sistemine muhtemelen bir tepki ve reddiye amacıyla tevhîdini bu muhtevâ ve üslûpta yazmıştır. Onun bu şiiri, akıl ve mantığı esâs alarak Allah'ı bilme ve tanımaya çalışma noktasında Şinâsî'nin "Münâcât"ına benzer ancak ondan farklıdır. Çünkü Sa‘îd Paşa, şiirini, Şinâsî gibi akılcı ve rasyonalist düşünce sistemini uygulamada göstermek ya da kendi iç dünyasındaki şüpheleri gidermek için değil; büyük ihtimâlle Allah'ın varlığını ve birliğini akıl ve mantık yoluyla ispat ederek tevhîd inancına uymayacak fikirleri red ve ilzâm etmek için yazmıştır. Sa‘îd Paşa'nın "Tahmîd"i şekil ve muhtevâ cihetiyle değerlendirildiğinde, onun gelenekten kopmadığını ancak yeni unsurları da içerdiğini, bu sebeple gelenek ile yeni arasında bir yerde bulunduğunu söylemek mümkündür.

Anahtar Kelime
Tevhîd,  Tahmîd,  Sa’îd Paşa 


Tam Metin : PDF